Öfkesinden yer titriyordu. O soluk alıp verirken burnundan verdiği hava gergin ortamı yalamıştı. Sanırım diyafram nefesi böyle alınmazdı; fakat kahramanımızın bunu düşünecek hâli ve vakti yerinde değildi. Ses titresimlerinin solunan havadan aldıkları destekle havada uçuştuğu bir ortamda duvarlar kırmızı idi. Sıcaklık olması gerekenin hayli üzerine çıkmıştı. Hatta titreşen sesler sıcaklığı tetikliyordu. Bu denli hararetin olduğu yerde kıvılcımların çıkmaması nasıl bir fizik kanunuyla aciklanabilirdi? Muhatabı, şeytanın onu tuttuğu pozisyondan farklı bir pozisyona geçince ferahladı. Ve ne yapsaydı da daha iyi olsaydı? Bunu en iyi yapacak olan insanlığın özü olan suydu. İki elini birleştirerek avucuna aldığı her su parçası közün üzerine dökülen suyun çıkardı dumanla ortalığı boyuyordu. Oldukça sert ve sarımtırak olan eski avangart berjere oturduğu anda kaybettiklerini düşündü. Tekrar alev almak istemiyorum der gibi sakindi.
Henüz kurumamış olan dudakların mırıldanmasının ardından bir kelime:
- .. tecrübe...
Bu "çünkü" birçok hayata merhem olacak kivamdaydı.
Burcu BATMAZ
(Cızırtılı defter )

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
tavsiyeleriniz benim için çok önemli ☺️ şimdiden teşekkürler...