Eski devirlerden bu yana insanoğlu, kendisine güç veren metalara çok kıymet verdi. Fiziksel olarak aç ve susuz kalmaktan her zaman korktu. Ve bazı zamanlarda da cüretkar insanlar tarafından bu bir tehdit sebebi bile oldu. Hal böyle olunca avcılık ve toplayıcılıkta kavgalar çıktı. Yiyeceklerin bol bulunduğu zamanlarda da tıka basa yemek yemesi sınandı insanoğlunun. Bu elbette kıtlıklar verilmek suretiyle denendi.
Kıtlık görmüş bir bireyin katık gördüğünde iki seçeneği vardır. Bunlardan ilki, kolay olanı; midesini yokasayarak, kıtlık bilinciyle yiyecekleri midesine dökmesidir. İkincisi ise çiğnerken bile mahcup bir halle müteşekkir bir vaziyet almasıdır. Bu verilen kıtlıktan maksat bu hallerin sınanmasıdır.
Ve günler birbirini kovalarken, bu kovalamacayı yalnızca gününü 5’e bölebilenler farketti. Derken bu kargaşa içinde “ekmek kavgası” diye bir edebiyat da peydah oldu. Bu kavga uzun sürdü. Yeni zamanlarda bu kavgaya tanıklık edenler “Bayat ekmekten pizza yapımı “ videolarını üst sıralara taşıdılar. Elbette ekmek önemliydi; çünkü görmesek de duymuştuk onun için kavgalar edildiğini.
Çünkü kuvvet bulduğumuz ve tutabildiğimiz yegane nesneydi “ekmek”.
Çünkü “ekmek parası” diye bir kavram kulaklarımıza çalınmıştı.
Çünkü taşı sıkıp suyunu çıkaranların da maksadı, o taştan çıkan su değildi .
Ekmekle balta daha sıkı tutulabilirdi.
Ekmeği öptük, yedik, ayak altından kaldırdık…
“Ekmek çarpsın” demek suretiyle yemin etme cüretinde bile bulunduk.
Biz bunları yaparken 3 ayetlik kısa bir surenin ilk ayeti beynimize üflendi:
“Vel asr!...Asr’a yemin olsun!” Allah (cc), “Asra yemin olsun!” dedi.
Zamanın üzerine yemin ederek bize tutamadığımız, göremediğimiz bir kavramın geçişini hatırlattı.
Zaman … Bir düşünelim… Zaman kavgası ettik mi hiç? Gereksiz yere vaktimizi alan bir kişiden, çaldığı zamanı geri isteyebildik mi? Ben isteyemedim. Çünkü ben tartabildiğim oyuncaklarla büyümüştüm.
Şimdilik yalnızca bayat ekmekten nasıl pizza yapılacağını merak ettiğim kadar, zamanın nasıl bayatlamadan kullanılacağını bilmek isterim. Çünkü bayatlamış bir zaman kimsenin işine yaramaz.
Çöpün yanına atılmış bayat ekmeklere kafa çevirdiğim kadar, sabah uykusuyla geçen vaktime de kafamı çevirerek bakmak isterim. Hayıflanarak çevirdiğim o kafanın beni ayıktırmasını isterim.
Boş zaman diye bir kavram da edindik. Hatta bunu iş başvuru formlarına da kıstas olarak yerleştirdik. Ama boş ekmek yok. Ekmeklerin içi hep doludur. Zamanın boşluğu çöpe de atılmaz.
Atılsa da kimse o zamanın çöpe atıldığını görmez.
Bunun çünküsü ‘zaman geri dönüşüm kutularının’ olmayışıdır.
Olsa bir kutu elbette onun kenarına bırakılan boş vakitlere de ‘cık cık cık ‘ derdik.
Biri çıkıp titrek ve pişmiş sesiyle bize ve boş duran tüm insanlığa nida etse... Kulak kesilip bu sese, zamanın paha biçilemez olduğu idrak edilse... Yine ekmeğe her sabah bir paha biçildiği hatırlatılsa... Ve tahayyül etse insanoğlu sıradan bir sabah cebinde sallanan bozuklukların sesini... Bu sesleniş; kısa bir süreliğine, aç kalmak korkusunun, önüne vakitsizlik korkusunu geçirmeye kâfi gelir mi?
Burcu BATMAZ
(Cızırtılı defter)

Ne kadar doğru ve anlam dolu bir yazı. Teşekkürler emeğiğiniz için 🙏
YanıtlaSilİstifadeli olduysa hamd olsun ☺️
SilNe kadar doğru ve anlam dolu bir yazı. Hayatın içinden. Devamını bekliyoruz. Teşekkürler 🙏
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim ...
Silİstifadeli olduysa ne mutlu 🌸
Ne kadar doğru ve anlam dolu. Hayatın içinden. Devamını bekliyoruz. Teşekkürler ��
YanıtlaSilCanım ablam🧡maasalah sana, her satırı anlam doluu🌸 yüreğine sağlık 💕
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim ❤️
YanıtlaSilDevamı gelecek inşallah ..
Her perşembe 🌸
Allah bizi güzel rutinlerle donatsin
Amin
Başarılar dilerim 🌸 🌸
YanıtlaSilİyiki fikirlerin kıymetli olduğu sizler varsınız ...
SilBurcu'm kalemin daim yüreğin hep güzelliklerle olsun. Tebrik ediyorum. Gerçekten çok güzel ve anlamlı bir içdökümü olmuş. Sevgiler 👋
YanıtlaSilAmin kardeşim 🌸 inşallah bizler hep çalışanlardan oluruz :)
SilÇok kıymetli bir konuyu naif bir şekişde ele almışsın .. devamını bekliyoruz inşallah eline yüreğine sağlık
SilTeşekkür ederim devamı gelecek inşallah ☺️
SilFarklı bir bakış açısı ile güzel vurgu yapılmış emeğinize sağlık 😊
YanıtlaSilİnşallah bir gün zamanı ekmek kadar su kadar önemser hale geliriz ..
SilÇok teşekkür ederim
SilBaşarılar dilerim 😇
YanıtlaSilTeşekkür ederim inanın şu kutuya tıklayıp birşeyler yazma takatinizi çok önemsiyorum.🍂
Silmerhabalar Burcu hanım, yazınızı okudum. Ne kadar yerinde tespitler yapmışsınız. Size bir şey danışmak istiyorum. Yeni bir blog açtım. Blogumun google aramalarında çıkması yazılarımın okunması ne kadar zaman alır? Daha doğrusu bu isteklerim ütopik istekler mi? Sizin aylık görüntülenmeniz nedir? gibi cevabını merak ettiğim birçok soru var. Cevaplarsanız sevinirim.
YanıtlaSilMerhabalar Necla hanım inanın mesajınızı bugün farketmeme üzüldüm. Güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ederim.
SilBlogunuza reklam kabul ederek burayı bir gelir kaynağına da dönüştürebilirsiniz.
Bunun için görüntülenmenizin fazla olması da mühim değil. Yalnızca düzenli ve özgün içerik üretmeniz önemli. Kopyalama türü içerikler reklama engel oluyor.
Blogumdaki trafik fazla değil. Ama yalnızca bu işe egilirseniz ciddi emek verir iseniz kısa sürede güzel yerlere geleceğinize inanıyorum.
Mail adresimden detaylı soru sorabilirsiniz.
batmaz_01971@outlook.com
Harika bir yazı olmuş emeğinize sağlık!
YanıtlaSilAyrıca, bloggerlar olarak birbirimize destek olmak için bu hesabı açtık. ( https://www.instagram.com/bloggerdestektr/ ) Bize katılarak blogunuzu büyütebilirsiniz. Bloggerlar olarak birbirimizin yazılarına yorumlar atarak, yazıları okuyup abone olarak kitlemizi büyütebiliriz. Destek grubuna katılmak için mesaj atabilirsiniz.
Çok teşekkür ederim. Tabiki böyle bir grubun bir parçası olmak beni fazlasıyla sevindirir.
Sil