23 Mart 2023 Perşembe

Korkunun Aynadaki Aksi

 

Serin gecenin fecriyle uyanan muallim

Suyla olan ilişkisini nihayete erdirip

Okumaya dalar.

Okutmak; okumakla başlarmışçasına

iştiyakla eğilir kitaba.

Talep eden talebenin, tatmadığı bir şekli, 

bir çamuru, yağmuru 

bildirmek gayesiyle ayıklanan sabahlar...

Ve dahi arınan saatler ...

Okul yolu düz mü gider; dönemeçli midir?

Çocuklar bayram eder

Erkenden bitirilmiş, 

nispet aracı olan bir ödevle,

kol kola girilir sınıfa ..

Talepleri dağıtmaya gelen kutsanmış,

 kutsandıkça tehlikeli bir hâl alan 

mesleğin sahibi, hayırla yaptırılan,

paslı demir kapının kulpunu, 

oturmuş yatağından bir hamlede kaldırır

 ve işte 

musikinin son nakaratı da nihayetlenir.

Mızıkçı eski pas boyası, 

bahane arıyormuşçasına  

ahenkle yerinden çıkar 

Kadife bordo panoda,

Volta atma sırası onda. 

Görür..

Eller arkada büyük adımlar atarken,

Gözleri kısıktır.

Yanında beliren ve  nefes nefese kalmış

bir çift çocuğa göz ucuyla bakar. 

Uzun sürmez; onların  bir intikam

kavgasından taşan baloncuklar

olduğunu anlaması.

Bu ziyadesiyle hoşuna gider,

Nöbeti ilk tenefüsten ballanmıştı.

Varlığı, korkuya deli gömleği  giydiriyordu.

Cesarete göz dağı veren çocukları,

hınzır gülüşlü yanakları

ele veriyordu..

Bu aralık hiç bitmesindi...



Burcu Batmaz

23.03.2023

(cızırtılı defter)




24 Şubat 2023 Cuma

Ertelenen sabah

 


Acziyetimi saniyeler  içinde kavradım,  ardından ılık, korku dolu  yıkanmamış yüzümle "şimdi değil, lütfen şimdi olmasın!!" diyerek aklımda beliren tarihi geçmiş tövbelerim, ertelenmeyi huy edinmiş kesif bir hesaplaşma, yalvarma kokan bir yığın amelin hülyası; ruhumun kisvesine saldırdı.
Bu saldırıya da musallat olan sarsıntı, tüm fikirlerimi yegane bir gerçeğe odaklamıştı.
Bir saniye sonrasını imar eden o gerçek, lezzetleri acılaştıran şeydi. Avucumla kavradığım bir lokmalık yorganın ucu en leziz şeydi, hızlı hızlı alıp verdiğim nefesle karıştığında. Ya biraz sonrası ... Devrilip kırılmaktan usanmayan bir tomar eşya! Artık sesiniz kesilmeli ... Bu sesi alıp tomurcuklanmaya meyleden kalan ömrüme eşit miktarda sürebilirim. Bu gümbürtü yeter bana. Duvara vurmaktan vazgeç yumurta tavası. İnan, yok olmadı ruhumun hafsalası.
Kandırıldım ölümü bedenimden uzaklaştıran gençliğim tarafından... O akşam yatmadan önce sarsıntıyı hafifleten işler yapmalıydım. Bu işleri her sabah her akşamüzeri her beş çayında, her bir çift göze bakarken, her merdivende, kararsız kaldığım anların tamamında yapmalıydım .. Gün ağarırken eğilen ışık huzmeleri yabancılaşmıştı şehre.
Hanidir, şairin aradığı yerle gök arasındaki ulak?
Sarsıntının şiddet ve ibret dolu kesesi; yerini alsın kitaplığımda..
Tozunu almaya gerek bırakmayacak cesur  bir yerde dursun .

16 Aralık 2021 Perşembe

Rahmet



Bir kadının telaşla kaçırmaktan korktuğu halk otobüsüne binerken kapattığı sade şemsiyenin bozulmuş cırt cırtından damlayan sular hem siyah lastik kaplamalı zemine hem de kurumaya yeltenen insanların üzerine damlıyordu. Herşey yerli yerinde miydi?
Şimdi düşünmesindi ve sırası değildi zaten ...


 

2 Aralık 2021 Perşembe

Düşde Gör


 
Aslında hergün uğramadığım garip bir yerdi burası. Bir pencereli yarı kısmı ahşap olan köy dekorasyonuna sahip bu odada buldum kendimi.
Dekorasyon dememe bakmayın burada herşey fazlasıyla işe yarar durumda. Süs dediğimiz mefhum; belki de yalnızca bizim eğleştiğimiz bir şeydi.. 
 

18 Kasım 2021 Perşembe

Sezai Karakoç

 

Dünya onun ruhunu kaybetti . 
Onun ruhu bu dünyadan çekildi.
 Onun eksikliği, onulmaz bir boşvermişliği zedelerdi.
Gitti, gidişi bazen cevap bazen birsürü soru üretti .
Mayalar bıraktı bir avuç..
Emin ellerdedir ,
Belki de gözleri gibi bakarlar mayalar,
Mayalar kolay bozulmaz 
Buzdolabına koymasak da olur..
Kaybetmeden kullanabilmek,
Onu artırır.
Maya bırakmadan gitmeyişi
yine başka bir sorunun cevabı idi .
Tek taraflı gitmeler beni üzer .
Ben de gitmeliyim onunla ,
Bastığı yerden,
İzinden,
Havalandırdığı topraktan,
Menzilim ceketinin astarını görmeli,
Nazenin olmalıyım,
Biraz da mahçup,
Tuzunu hissetmeliyim yüzümün

Ayrıca ...
Dürüp büküp bir yere sıkıştırılır şeyler yazmadı o...
Öyle olsaydı istiflerdik bir güzel..
Ama işte öyle şeyler yazmadı ...
Ilık sulara atılası cümleler yazdı,
Mayalansın diye kurulmuş cümleler ..

 

11 Kasım 2021 Perşembe

Salçalık Biber Fidesi


 

Bu bir salçalık biber fidesi.
Dünyaya gönderilmesinin elbette bir nedeni var.
Aslında bilmem kaç gün evvel bir tohumun; konulduğu kabın şekline göre kök salması yaradılış gayesine biran evvel ulaşmak istediğinin naif bir bağırtısıdır.
Vicdanını her daim diri tutanlar, onu toprakla buluşturmak istedi.
Bu salçalık biber fidesi, köklerini başkalarının belirlediği bir kaba göre uzatmaktan pek de haz etmez. 
İşte bu haz kıstası; biber fidesiyle, geçirgen bir bağa sahip olan insanoğlunun kesişim noktalarından biriydi.

Neyse ki biz nisanın ılık günlerinden birinde bu fideyi bir yığın toprakla buluşturmuştuk...


(cızırtılı defter )
Burcu BATMAZ

9 Eylül 2021 Perşembe

Küymek

  

   Nenemin deyimiyle 'küymek' fiili son zamanlarda gösterilmesi hayli zorlaşan ahlâki eylemlerden oldu. Haz ve hız çağının yanında abes duran bu fiil sabrımızı zorlar oldu. Hoş, sabır denilen; her güne özel ve günlük verilen limiti de buruşturarak tel çöp kovasına attık. 
   Artık beklemeye ne hacetti. Herşey fazlasıyla hazırdı. Hem de hiç olmadığı kadar. 
    Birkaç gün evvel kuruması ve yemeğin kızgın yağına atılmak suretiyle lezzet patlaması yaşatması ümit edilen parlak, topak, kırmızı biberleri ipe dizen anne ve babama uzunca baktım. Onlarda, henüz yapraklar sararmaya durmamışken çiçekli bir baharı beklemek, sabırları gördüm.
Onlar daha evvel tanışmıştı bu dünya ile . Ve daha kolay kurulmuştu bu öbür dünya ile bağ. 

2 Eylül 2021 Perşembe

Toprağın serinliği


İçinde solmaya pek de niyeti olmayan çiçekler yeşertmişti. Bu çiçekler sanki sonsuz kere yaşamak istiyordu bu kızın içinde .
Mekan değiştirdiği günlerden birgün refahlayacağını düşünmüştü aniden. 
Hayat normal seyrinde seyrederken çiçeklerini soldurmaya yeltenenler olmuştu. Alışık olmadığı bir hamle idi bu. 
Ne yapacağını bilemez bir hâlde 
 

19 Ağustos 2021 Perşembe

Topla taşıma

Belki de söylenen lafları ağırlaştıran; bir otobüs kaptanının taşıdığı bütün yolcuların sözcüsüymüş gibi serzenişte bulunmasıydı..

 

12 Ağustos 2021 Perşembe

Liyakat


 ... yaklaşık 6 aydır yurttan bozma binanın küflü dairelerinden herhangi birinde bilfiil  sabahliyordu.  Yine güneş  bir yaz günü kuruturken solduracağı çamaşırları düşünmeksizin mutlu mutlu doğuvermişti erkenden ..
Sahiden erken gelmeye de geç kalmaya da o, karar verirdi..
Gölgesini bile bırakmadan çekip gittiği bir günde zaman; hikayenin kahramanı için ne de çabuk geçmişti. Geceyi gündüze çevirmek isteyenler işsiz kaldılar...
Memuriyetin ardından misler gibi kokan dünya ile henüz tanışmış olan taze bedenlerin annelerine bir miktar 'tâkât' hediye etmek için yollarını tutmuştu. 
Bebeklerin amacını anlayamadığı el kol hareketleri... Acaba ayaklardan destek alarak daha yukarı çıkmak için mi? Belki büyüyünce söylerler . Nerdeee!! Başkalarının çıkışlarını anlatmaktan belki de bir aralık bulur da söylerler ...
Etrafı biranda taze çıkmış ıslak mendil kokusu kaplar.
Yüzde yüz pamuk  kokulu  evleri geride bırakıp keraat vaktinde tekrar yola koyulmuşken çantalı insanlarla yüzleşiyor..
Derken etrafa bakınıyor tam bir at ürkekliğiyle...
Rutubet kokan ve tavanı akan, bir göz odasına ulaşmak zordu.  Birisine gidiceği yeri söylemek yerine başka bir adres verdi. 
Bu,belki de tanımadığı bir taksici amcaya hakkında onunla muhabbeti doğurabilecek  malumatlar edinmesini istemediğindendir . Çünkü onun adresi muhabbet doğuran cinstendi…

Korkunun Aynadaki Aksi

  Serin gecenin fecriyle uyanan muallim Suyla olan ilişkisini nihayete erdirip Okumaya dalar. Okutmak; okumakla başlarmışçasına iştiyakla eğ...