25 Haziran 2020 Perşembe

5 Adımda Minimalizm Tanımı


1. Minimalizm; bir yaşam felsefesidir.

Bu yaşam felsefesini özümsedikten sonra bu felsefe yavaş yavaş hayatınızın her alanına sızacak. Hayatın türlü köşelerinde
bu esinti hayatınızı etkisi altına alacak.





2. Minimalizm; bir az|alma deneyimidir.

Bu süreçte sizi zorlayacak gibi görünen az alma deneyimini tecrübeledikçe zevkleneceksiniz.  Özümüze göre ne kadarın yeterli olacağına bakmalısınız . Bu her kişinin özüne göre değişir.



3. Minimalizm; seçeneklerin minimal olduğu bir akımdır .

Bu zamana kadar seçeneklerin envai çeşitte olduğu tablolarla karşı karşıya kalmış olabilirsiniz. Ve yine eminim ki bu kadar çok seçeneğin ortasında elmalı şekeri seçmekte zorlanmışızdır daima.
Bu zorlanma strese gebedir. Halbuki yolun ikiye ayrıldığı zamanlardaki doğru yolun neşesini tarif edemeyiz. Faydalı olan yol, taşsızlığıyla  adeta benim üzerimden yürü diye bağırır.


4. Minimalizm; en değerli yatırım aracını bulmaktır .

Aslında kimsenin kimseye kolay kolay veremeyeceği  dilim zaman olmalıdır. Fakat öyle bir zaman geliyor ki bu dilimi, eşyalara, insanlara, fikirlere savururken zaman, kuru ekmeği çatlarcasına kıskanıyor. Bu cömertliği hiç kimse anlayamıyor.



5. Minimalizm sabah güneşinin yüzünü yıkamasına izin vermektir.

Bu süreçte dikkatinizin önünde yığınla duran kıyafetleri, mısır patlatma makinesini, kalemleri ve fikir akımlarını kaldırdıkça kuşların sabah hoş bir oratoryo  hazırladıklarına, kuru bir dalı yuvası için uygun olup olmadığını naif incelemesine ve çatlak bir kovadan sızan suyun zemini yeterince çamur yapıp yapmadığını kontrol edişine şahit olmanın ne kadar da benzersiz bir şey olduğunu fark edeceksiniz.

https://onedio.com/haber/minimalizmi-hayat-felsefesi-olarak-belirlemeniz-icin-atmaniz-gereken-21-adim-538830https://onedio.com/haber/minimalizmi-hayat-felsefesi-olarak-belirlemeniz-icin-atmaniz-gereken-21-adim-538830

19 Haziran 2020 Cuma

Toplu Döner

 
Toplu Döner

Kocaman topa benzer bir şey hayal edelim.Bu şeyin içinde kaynar adımlarla yürüyen bir ateş... En merkezde sert bir tabaka... Bu şehirdeki sıvı ateşin sıcaklığının 2000 °C olduğunu kabul edelim. Sıvı ateşin üzerini de sert bir tabaka örtmüş. Bu tabakanın üzerine sular serpilmiş . Ama ne su ... Öyle böyle değil bilmem kaç metre küp ... Tâbi olarak bu suların içinden tabakanın kalın yerleri sıyrılmış. Olan ince bölgelere olmuş . Milyonlarca metre küp su ince tabakalara dolmuş. Çünkü büyüklerimize kanarak içecekleri bir yudum su ikram ettiğimizde bize "Su gibi aziz ol !" derler .  Su bu alçakgönüllülüğüyle  aziz olma vasfına layık görülmüştür.


Tekrar bir toparlayalım. Merkezinde sert bir cisim olan, ve en dışında da inişli çıkışlı kayamsı bir bölgenin yer aldığı bu topvari yapının tam ara kısmında da akışkan ateşin olduğundan bahsetmiştik. Girinti ve çıkıntılardan oluşan dış dış tabakanın engin kısımlarını birtakım tatlı ve tuzlu suların doldurduğunu fısıldadık.

 Sıra geldi bu "şey"e şey demekten vazgeçmeye . Adına toplu taşıma demeyi yeğledigim bu oluşum, üzerine birçok yolcunun da inip bindiği bir araç.  Bu toplu taşıma aracında evcil ve yabani hayvanlar da kabul görüyor.
Herkese yer var; çünkü tam yer kalmadı denecekken bir durak bilemedin iki durak sonra birileri iniyor. Şimdi hayrete düşeceğiniz bir malumatla sizi yüzleştirmek isterim. Üzerinde bir çok canlı barındıran bu araç düz gidemiyor . Yazılımını yapan böyle yapmış . Eee düz gidemiyor ise napıyor? Ne yapsın dönüyor. Bu araç hakikaten mütemadiyen hakikate dönüyor.
Durun durun hemen telaşa kapılmaya ne hacet !
Hikaye burda bitmiyor. Dönen bir toplu taşıma aracında yolcuların ayakları japon yapıştırıcısı ile ... Yok canım daha neler ? Şaka bir yana .. gerçek bu yana .. merkezde sert bir cisim var demiştim hani..
İşte o cisim, arada akan sıvı ateşe dıştaki kayamsı kabuğa aldırış etmeden bu canlıları kendine doğru çekiyor ..  Yok yok öyle rahatsız edici bir çekim değil bu . Bu kuvvet her şeyi ağırlığınca kendine çekiyor yani ağır cisimler bu kuvvetle eski tanışık ...
Besinleri iyi çiğneyenler araçtan inmek istediklerinde kolayca inebilmekteler . Çiğnemeden yutanlar inecekleri durağı söylemekten bile geri duruyorlar.

Herkesin kendi isteği ile bindiği bu araç çok eğlenceli.

Yolcu taşımada kullanılmayan 5500 °C kadar sıcacık ışık saçan bir aracın etrafında dönüyor bu araç. Enerjisini ondan alıyor gibi .Araç sahibi kimse bu ışıltıyı görmekten ve hissetmekten mahrum kalmasın diye her yani belli zaman aralıkları ile bu parlak cisme dönecek şekilde programlanmış .
Sıvı ateş yerinde duramıyor. Kazdığı ince tünellerden çıkmak istiyor ; fakat yolcular ile kavgalı .. onun çıkması istenmiyor. Ama aksilik bu ya bir yolunu bulup bazı noktaları çatlatabiliyor. Bu çatlatma sırasında yolcular hayli sarsılıyor. Bu ateşimsi akışkan sıvı bütün kabukları çatlatmak istiyor. Lakin devasa çivi benzeri yüksek yerler buna asla izin vermiyor.


Acılar, mutluluklar, sevinçler, hayretler, sinirler,üzüntüler , korkular, heyecanlar yaşanan ve hayaller kurulabilen bu yer, hangi pencerenin üzerine oturmayı seçti iseniz size o manzarayı seyrettiyor.  Pencerenizi silin manzara daha berrak seyredilecektir ...
Ne mutlu bu araca bindirilene...


15 Haziran 2020 Pazartesi

Misafirligimiz...


Şu gerçek şüphe götürmez ;
çok güzel bir yere konuğuz ve bu kervansarayda; güller bizim için derilmiş, sular bizim için akıyor, bir tavuk, civcivine keyiflenmemiz için  annelik yapıyor, ve biz durmayalım diye dönüyor dünya ...
"Ne de güzel ağırlanıyoruz ... Misafirligimiz kısa gibi ... "  Son cümleyi aklının ucundan geçirmek; derin bir nefes almayı gerektirdi en basitinden ...

Korkunun Aynadaki Aksi

  Serin gecenin fecriyle uyanan muallim Suyla olan ilişkisini nihayete erdirip Okumaya dalar. Okutmak; okumakla başlarmışçasına iştiyakla eğ...