28 Ocak 2021 Perşembe

Kahvaltılık Yumurtalar


Bugün yumurtalara biçtiğim pahayı, tüm kahvaltıseverlere armağan ediyorum . Bana göre 'yumurta' deyince akla gelen yuvarlağımsı yapı, ikiye ayrılır. Yumutalar da bu tasniften memnun olacak ki biri diğerinin grubuna geçmeye çabalamadan sahip oldukları vasıfları muhafazaya koyulmuşlar. 

 Bugün üç dakikalık iki yumurta yedim; beni güne başlatacak kıvamdalardı. Pişirdiğim dakikayla kavgaya tutuşmaya hiç gerek yoktu. Sadece gerek olan yumurtaları iki sınıfa ayırmaktı. Çünkü bu gruplamayı yapamazsam mutfakla olan ilişkim yakın zamanda noktalanacaktı. 

 Kayısı kıvamlı yumurta, lezzete dair hiçbir emane göstermemişti.

 Sonra büyük ihtimalle sesimi işittiğine inanarak:

-Ey yumurta? Sevim İbo lezzetini bastırmak için başka malzemelere ihtiyaç var. sen yalnız başına asla yola çıkma. Ancak kendine güvenen cesurlar bunu yapar. Gel ben seni her gün yaptığım gibi blendırdan geçirerek bağlayıcılık vasfıyla istihdam edeyim. İçine koyduğum beş kadar maddeyi birbirine bağla, fırına atayım ya da yapışmayacağına söz ver tavada pişireyim.

Çünkü yalnızca yumurta menfaati için yaşatılan tavuklar, ancak vasfını kaybedecek karışımlarda kullanılmak üzere yumurta üretebilirler.

 Bunu bilmekle beraber yalnızca köy yumurtalarının tek başına yola çıkmalidirlar.Belki tereyağı onlara yarenlik edebilir.

Gezen tavuk unvanına layık olan iki ayaklılar...

Kıvam artırıcı olarak istihdam edersek yazık olur, yanlış olur. 

28.01.2021

(Cızırtılı defter)

Burcu Batmaz


21 Ocak 2021 Perşembe

NASA, TÜRKİYE KURAKLIK HARİTASI(!)

  2 gün evvel NASA, uydu ölçümleriyle tespit ettiği “Türkiye kuraklık haritası”nı yayınlar yayınlamaz içimiz korkuya teslim oldu. Bu harita bugüne kadar gördüğümüz en korkunç haritaydı. Çok sayıda rezervuarın su depolama seviyeleri dibi görmüştü. Anlayacağımız böyle devam ederse mahsul üretimimiz de tehlike altına girecektir. Kuraklığın yoğun hissedildiği yerler kırmızı bölgelerle belli edilmişti.

  Köyümüzde kana kana içtiğimiz yeraltı suyumuz geldi aklıma. Hem tarlayı sulayıp, hem de toprak ve taşlardan yapılmış bir depodan tertemiz çıkabilen suya hayret etmeden taslarımızı günlerce dolduruşumuz… Daha sonra mısırlar sulanırken, cırlavuk böceklerinin ötüştüğü sıcak bir ikindi vakti, suyun en sondaki mısıra ulaşmasını beklemeye koyulmuşken tahayyüle dalmıştım bile. Tahayyül için suyun hızlıca aktığı evleğe, biraz yakınca bakmaktan daha güzel bir malzeme edinemezdim sanırım.

   Kutlu müjdecinin mesajlarından bir mesaj kulağıma çalınmıştı. Ama niyeydi? Zaten burası akan bir nehir değil miydi? Burası göl değildi. Burası hızla akan berrak bir suydu. Elbette gıcırdayan ahşap salmaların üzerinde duran bakır ibrikteki suyu tasarruflu kullanmalıydım.  Zira evimizde alnı secdeye gidenler vardı. Suyun yetişme vaktini uzatmalıydık. Su hepimize yetişmeliydi. Ama burası bir çok ibriğe can olacak kadar fazlaca suya sahipti. Kutlu müjdecinin telkini nehirdeki suyu bile israf etmememiz yönündeydi. Nehirdeki su nasıl israf edilirdi ki? Ya da israf edilse bunun nehire ne gibi bir kastı olabilir? Ya da tutsak suyu. Tutumlu olsak, gereğince sarf etsek suyu; nehir bunun farkına varır mı?  Bir litrelik su ile abdest, nehir boşa sarf etmediğimiz üç litrelik su için bize şükranla bakar mı? Suların birbirlerine çarpmasından doğan köpürtüde nehrin inci dişlerini görürdük belki de.

  Dizlerimi karnıma doğru çekmiş, kollarımla da sıkıca bağlamışken onları, minderli bir yerde oturmadığımı farkettim ki kalkmam için bu sebep yetersiz gelir diye evlekteki son mısır sulanmıştı bile. Hızlıca doğrulup sert, kalın, oldukça inatçı olan ve taze fidanların canına kasteden hortumu bir aşağıki mısır topluluğunun başına bıraktım. Yerden nasiplendiğim toprakları tekrar yere emanet etmek için elimle silkelemeye çalıştım toprakları. Suyla ıslanan elimde minik çamurlar oluştuğunu görünce su birikintisine diz çöktüm ve yeterince su aldıktan sonra ellerimi buz gibi suyla yıkadım. Evet sudan yeterince aldım. Çünkü nehirde de olsam anladım ki benim kainata tavrım mütevazı olmalı. Kainat bugüne kadar hiçbir şımarıklığı bünyesinde güle oynaya barındırmadı. Nehir kenarında suyu bir oraya bir buraya sıçratıp avuçlarını koca koca açarak abdest almaya çalışan adam; anladım ki sudan bir şey eksiltmiyor fakat kendisinden eksiltiyor.

 Aslında bu haritada bize bu mesajı yanlış anladığımızı kanıtladı NASA.  Su ne kadar bol olursa olsun bu karakterimizden önemli hasletleri almaya kafi gelmemeli. Mesajın muhataplarına güzel bir tavır emanet ediliyor.

 

21.01.2021

(cızırtılı defter)

Burcu Batmaz

 


14 Ocak 2021 Perşembe

25/5 yöntemi nedir?



   Warren Buffet isimli bir işadamı, bulutlu bir günde, özel uçağında, olağan yolculuklarından birini gerçekleştirmektedir. Uzun süredir yanında çalışan kaptan pilot Mike Flint ile hiç aşina olmadıkları  bir konuşma geçer. Uçak kendine yön vermek için bir sağa bir sola yatarken Buffet, önceliklerden ve hayallerden konuşmaya başlar. Tecrübeli pilot, uçak otomotik pilota geçtikten sonra daha bir dikkat kesilir konuşmaya. Buffet’ın sözlerinden etkilenen pilot, varış noktasına gelip ayrıldıktan sonra  uzunca bir süre hayallerini ve öncelikli hayallerini düşünür.

   Bir sonraki yolculuğun günü ve saati gelmiştir bile. Flint, özel uçağın rutin bakımlarını yaptıktan sonra Buffet’ı uçağa davet eder. Flint bu yolculuğun uzun süreceğini bildiği için heyecanlıdır. Buffet’tın ağzından dökülecek sözcükler hakkında bir fikri yoktur. Kemerleri takıp, rota tespit edildikten sonra yolculuk başlar. Fakat pilotun tahmin etmediği bir şekilde geçmektedir yolculuk. Ünlü işadamı yeni doğacak olan güneşi seyrederken arada da elindeki ekonomi gazetesine göz gezdirir. Sade kahvesini soğutarak içmeyi sevdiğinden, üzerinde duman kalmayıncaya dek hiç de oralı olmaz. Bu uzunca süren sessizliği pilot bozar ve işadamına iki hafta önceki konuşmalarından çok etkilendiğini söyler. Bunun üzerine Buffet, özel pilotundan yalnızca bir şey ister.  Özel pilotun hevesini görünce gerçekleştirmek istediği hedefleri 25 madde olacak şekilde bir sonraki iş seyehatine kadar yazmasını ister.

   Ertesi sabah pilot, hava henüz serinken kalemi kağıdı alır eline. Yazar da yazar… Baktığında hedeflerinin belirlenen sayıyı çoktan aştığını farkeder. Ve tekrar eleme yapar. Ve bu listeyi üniformasının ön cebine iliştirir. Tekrar biraya geldiklerinde Buffet sormadan pilot kağıdı uzatmaz. Nihayet Buffet 25 maddelik  listeyi sorar. Pilot kağıdı uzatır. Buffet listeye bakar ve bir soru yöneltir:

-Pekala bunların içinde en mühim 5 madde nedir?

der. Pilot kem küm ettikten sonra ‘…şey aslında hepsi efendim ‘ diye mırıldanır. Buffet net bir ses tonuyla içinden en önemli 5 hayalini yuvarlak içine almasını söyler.  Pilot için bu listeyi hazırlamaktan daha zor bir süreçtir. Çünkü aynada görmek istediği ben’e doğru giden yolda bu maddelerin her birinin çok önemli yerinin olduğunu düşünmektedir. Fakat Buffet’ın bilgeliğinden de faydalanmak ister ve 5 maddeyi belirler. Onu da ayrı bir kağıda yazar. Artık elinde iki liste vardır.

  Karşılaştıklarında Buffet sormadan pilot listeyi buyur eder. Buffet, seçtiği bu 5 hayale nasıl ulaşacağını sorar pilota. Pilot kendinden emin bir biçimde cevap verir:

-Hayatımın merkezine bu 5 maddeyi alacağım. Geriye kalan zamanlarımda da diğer maddelere vakit ayıracağım.

der.

Buffet, bu 5 maddelik listeyi alıp diğer maddelerin hiçbirine ‘dikkat, zaman ve enerji’ harcamamasını söyler. Pilot şaşkın olsa da Buffet’ın tecrübesine güvenir ve söyleneni yapar.  Diğer 20 hedefi çöpe atar.

Pilot zaman içinde belirlediği hedeflere emin adımlarla ilerlediğini farkeder ve her yıl 25 maddelik liste yapar ve 5 maddelik bir liste daha… Böylece Buffet pilota yol olmuştur.

Aslında bu yaşanan olaylara baktığımda, az önce yazıyı yazmadan evvel “avizeyi mi yaksam, lambaderi mi?” tereddüdünün zamanımdan çaldığı dakikalar geldi.

Bu hep böyle olmuştur. Beynimiz birçok parçaya ayrılmak bir kenara, yemek yaparken aynı anda telefon görüşmesi yapmaya çalışırken bile ya konuşmamız yavaşlıyor ya yemek yapışımız.  Tabi eğer yemek de telefon görüşmesi kadar mühim bir yemek ise.

Ve kısa bir tatile giderken dahi yapacağımız etkinlikleri hesaba katarak, valizimize yerleştirdiğimiz materyallerin birini bile kullanmadan döndüğümüz çok olmuştur.

Beyin sadelikten yana. Seçenekler çoğaldıkça seçim yapmamız güçleşiyor. Buffet amca da bize bu zor süreci başta neticelendirmemizi söylüyor.

Karmaşadan kurtulun…

Şimdiden kolay gelsin...

 

Burcu BATMAZ

14.01.2021

(Cızırtılı defter)

 

 


7 Ocak 2021 Perşembe

Yüzü Zırhlı Adam

 












Yüzü zırhlı adam, aceleciydi . 

Zırhı çıkarmadan dövüşmek istiyordu.

Kafalarının üzerinde dururken, 

Her gözün göremediği titrek kuş,

O, oğul olmanın hakkını veren

İnsanogullarının ,

Olgun, ahşap bir mesaj ile 

Kapadı kulaklarını dünyaya 

Zırhlı adamda yalnız iki tereddüt vardı

Gecikme tereddütleri ..

"Neye geciksem üzünç duymam?"dedi 

Gecikirsem kahırla dost olur muyum? 

Hangi gecikme beni kahırla dost eyler?

Peki, neye erken kalmalıyım?

Ellerim, ellerim kılıç tutar,

Hem bilir,

Kınından çıkarken bir kılıç

Nasıl alevlenir.

Yüzüm zırhlı,

Kar yağarken kirlenen bir yüz değil benimkisi.

Yere sermeye hazırım on kişiyi tek hamlede.

Bir mihenk arıyorum,

Yere serilişlerin muhtevasını,

Dolduracak bir mihenk!

Şimdi ne yapayım?


"Önce ol, müslüman ol,

Sonra dövüş." dedi elçi

Çünkü her sabah,

hakikatle yüzünü yıkardı dövüşler.

Ve mesaj demir zırha çarpıp, göğe yükseldi.

Uhud'un mütevazı develeri heveslendi. 

"Lâ" dedikten sonra,

Bir kişi daha...

Belki yüzüne değil ama 

Kalbine saplandı ışıltılı bir hançer.

Yüzü hakikatle nurlandı.

Yüzünü zırhla koruyan adam, 

Ebedi korunmanın muhatabı kıldı kalbini de

İçti şerbetlerin en kıdemlisini.


Onunkisi bir öncelik kararıydı,

Çok defa yanılsamayı,

Yanından, yöresinden geçirdiğimiz,

Öncelik kararlarından yalnızca birisi...


Burcu Batmaz 

(cızırtılı defter)

07.01.2021

Kaynakça:

http://1000kitap.com/gonderi/99614933







Korkunun Aynadaki Aksi

  Serin gecenin fecriyle uyanan muallim Suyla olan ilişkisini nihayete erdirip Okumaya dalar. Okutmak; okumakla başlarmışçasına iştiyakla eğ...