21 Ocak 2021 Perşembe

NASA, TÜRKİYE KURAKLIK HARİTASI(!)

  2 gün evvel NASA, uydu ölçümleriyle tespit ettiği “Türkiye kuraklık haritası”nı yayınlar yayınlamaz içimiz korkuya teslim oldu. Bu harita bugüne kadar gördüğümüz en korkunç haritaydı. Çok sayıda rezervuarın su depolama seviyeleri dibi görmüştü. Anlayacağımız böyle devam ederse mahsul üretimimiz de tehlike altına girecektir. Kuraklığın yoğun hissedildiği yerler kırmızı bölgelerle belli edilmişti.

  Köyümüzde kana kana içtiğimiz yeraltı suyumuz geldi aklıma. Hem tarlayı sulayıp, hem de toprak ve taşlardan yapılmış bir depodan tertemiz çıkabilen suya hayret etmeden taslarımızı günlerce dolduruşumuz… Daha sonra mısırlar sulanırken, cırlavuk böceklerinin ötüştüğü sıcak bir ikindi vakti, suyun en sondaki mısıra ulaşmasını beklemeye koyulmuşken tahayyüle dalmıştım bile. Tahayyül için suyun hızlıca aktığı evleğe, biraz yakınca bakmaktan daha güzel bir malzeme edinemezdim sanırım.

   Kutlu müjdecinin mesajlarından bir mesaj kulağıma çalınmıştı. Ama niyeydi? Zaten burası akan bir nehir değil miydi? Burası göl değildi. Burası hızla akan berrak bir suydu. Elbette gıcırdayan ahşap salmaların üzerinde duran bakır ibrikteki suyu tasarruflu kullanmalıydım.  Zira evimizde alnı secdeye gidenler vardı. Suyun yetişme vaktini uzatmalıydık. Su hepimize yetişmeliydi. Ama burası bir çok ibriğe can olacak kadar fazlaca suya sahipti. Kutlu müjdecinin telkini nehirdeki suyu bile israf etmememiz yönündeydi. Nehirdeki su nasıl israf edilirdi ki? Ya da israf edilse bunun nehire ne gibi bir kastı olabilir? Ya da tutsak suyu. Tutumlu olsak, gereğince sarf etsek suyu; nehir bunun farkına varır mı?  Bir litrelik su ile abdest, nehir boşa sarf etmediğimiz üç litrelik su için bize şükranla bakar mı? Suların birbirlerine çarpmasından doğan köpürtüde nehrin inci dişlerini görürdük belki de.

  Dizlerimi karnıma doğru çekmiş, kollarımla da sıkıca bağlamışken onları, minderli bir yerde oturmadığımı farkettim ki kalkmam için bu sebep yetersiz gelir diye evlekteki son mısır sulanmıştı bile. Hızlıca doğrulup sert, kalın, oldukça inatçı olan ve taze fidanların canına kasteden hortumu bir aşağıki mısır topluluğunun başına bıraktım. Yerden nasiplendiğim toprakları tekrar yere emanet etmek için elimle silkelemeye çalıştım toprakları. Suyla ıslanan elimde minik çamurlar oluştuğunu görünce su birikintisine diz çöktüm ve yeterince su aldıktan sonra ellerimi buz gibi suyla yıkadım. Evet sudan yeterince aldım. Çünkü nehirde de olsam anladım ki benim kainata tavrım mütevazı olmalı. Kainat bugüne kadar hiçbir şımarıklığı bünyesinde güle oynaya barındırmadı. Nehir kenarında suyu bir oraya bir buraya sıçratıp avuçlarını koca koca açarak abdest almaya çalışan adam; anladım ki sudan bir şey eksiltmiyor fakat kendisinden eksiltiyor.

 Aslında bu haritada bize bu mesajı yanlış anladığımızı kanıtladı NASA.  Su ne kadar bol olursa olsun bu karakterimizden önemli hasletleri almaya kafi gelmemeli. Mesajın muhataplarına güzel bir tavır emanet ediliyor.

 

21.01.2021

(cızırtılı defter)

Burcu Batmaz

 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

tavsiyeleriniz benim için çok önemli ☺️ şimdiden teşekkürler...

Korkunun Aynadaki Aksi

  Serin gecenin fecriyle uyanan muallim Suyla olan ilişkisini nihayete erdirip Okumaya dalar. Okutmak; okumakla başlarmışçasına iştiyakla eğ...