Şu dünyadan kirlenmeden, hak yemeden, masaya kasaya bağlanmadan, sağ salim mezara gidebilseydik iyiydi.
Bu isteğimiz yinelenecek. Bu talep hergün devir daim yapacak ki, dualar arasında kendine genişçe bir yer bulabilsin.
Gün doğmadan evvel uyanmaktır, sağ salim kalmak. Yoldaki kimin içtiği ve neden uluorta atıldığı belli olmayan pet şişeye eğilmektir. Bazen pazar yeri olmayan bir yerlerde, yaşı taze olanların hafif olan utanmalarını minik bir sohbetle dağıtmaktır.
Telefondaki yeşil tuşa düzenli aralıklarla basma cesareti ... Sıcak yemeği komşu tabağına koyup, tabağı dolu verme, ev hanımı prensibi ... Öfkeyi ziyan etmeyişi bir delikanlının.. Durakta bekleyen, düğüm atarak bağladığı yazmasını ara ara düzeltme gereği duyan teyzeye nereye gideceğini sormak... Yeşil yaprakların çiçek çiçek oluşuna hayran olmak ve aynı fondaki diğer yaprakların turuncunun binbir tonunu alıp bağrına basışını ilk günkü hayretle seyretmek... Yetiştirmeye çalıştığımız mercimek çorbasını "vav" harfi edebince karıştırmak ve dualar mırıldanmak..
-Bu yemeği yiyenler şifa bulsun. Bu yemeği yiyenlerin ihlası artsın. Bu yemeği yiyenlerin kader bahsini anlamadaki hafsalaları genişlesin...
Belki de 80 yılda denk gelecek olan ağır kurşunun istikametine denk gelmişken, niyetine çivi çakmaktır sağ salim gitmek...
Sağ salim gidebilmek dünya denilen, top şeklinde boşlukta salınıp duran şeyden ...
Sözü uzatmanın geri dönüşümü olmayan bir ziyana atılmış, bir toprak olduğunu bilerek susmayı yeğliyorum.
Burcu BATMAZ
(cızırtılı defter)
15.07.2021

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
tavsiyeleriniz benim için çok önemli ☺️ şimdiden teşekkürler...