Sayfalar

Sayfalar

24 Aralık 2020 Perşembe

Sözleri Vazoya Bağlamak

 


Bugün iyikilerimden olan bir yakındaşımın mısralarına düşen kelamı üzerine konuşmak isterim. Yakındaşım kendisine ilhâmın gelmesini beklemeden yazanlardan . Yani sağlam bir iradenin sahibi . İlhâma bırakmıyor bu yeteneğini. 

Ya da ilhâmı tembelliğe bir kılıf olarak  da kullanmıyor .

Kendini okumaya çalışan bu yakındaşım güncel şiirinde sözlerini vazoya bağlandığından söz etmiş. Bu söz bende oldukça geniş bir yankı uyandırdı. Bu ufuğa gıpta ettim doğrusu. 

Ve sözlerini vazoya bağlamak, her yiğidin harcı değildir . Sözlerini vazoya bağlayacak kadar kiymetli görmek... 

  Sözler vazoya konulur mu? 

Konulsa, anlam bulmadığı kişilerde mânâ bulur mu?

Sözleri vazoya koymak fikri hem cesur hem de seraplı bir iştir. Aslında çiçek de toprakla dost olurken, onu koruyacağına inandırarak dost olmuştur. Suratını tepetaklak aşağı çevirerek kırmalarına izin vermeyecek bir dostluk.

Diyelim ki herşey planlandığı gibi gitmedi. Çiçek koparıldı . O elbette vazoya konulmalı . Bizlere emanet olarak öğretilen sözler gibi. Sözler emanet ... Sözlerimiz, ortaya çıkma gayesine hizmet etmezlerse, vazoya konmayı hakederler. Toprakla buluşana dek. Onları vazoya koyacak kadar yaşama sevincimiz olmalı .


  Dostlar gelin, bizler kıymet verilmeyen, göz devrilen, hiçe atılan sözlerimizi vazoya koyalım . O sözleri vazoda bir süre daha yaşatalım ... 

Gelin sözlerimizi vazoya bağlayalım..

Burcu Batmaz 

(Cızırtılı defter)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

tavsiyeleriniz benim için çok önemli ☺️ şimdiden teşekkürler...