1. Öncelikle kendimizle konuşarak başlamalıyız işe. Bu yaşam biçiminin bize iyi geleceğine inandık mı? Yoksa sadece biraz daha alışveriş yapmak için bir bahanemiz mi oldu? Farketmedigimiz küçük detayları farkedecegimizi tahayyül edince heyecanlanıyor muyuz? Cevaplar bizi tatmin etmediyse kitaplar okumalıyız. İlgili filmler belgeseller izlemeliyiz. 2. Karar verdik artık sade yaşayacağım .
Şimdi dolabımızı açabiliriz. Bakalım dolaba baktıkça içimiz açılıyor mu? Derin nefes alalım ve en sol tarafa sıkıştırdığımız, 2 yıl önce bir hevesle indirimden aldığımız ve toplam iki kez giymedigimiz o mavi gömleği ordan çıkaralım .
3. Göz önüne koyup bir ay gömleği giyiş sıklığımıza bakalım.
4. Giymedigimizi anlayınca mavi gömlek ve benzeri dolapta manasızca bekleyen parcalardan bir şekilde kurtulalım. Bu şekil ya ikinci el uygulamaları olabilir ya da ihtiyaç sahiplerine vermek şeklinde olabilir .
5. Yeni kıyafet ihtiyacı kendisini mütemadiyen hissettirir. Hayatınızı zorlaştırır. İhtiyacınız olduğunu düşündüğünüz ürünü sepetinize ekleyin ve o ürün sepetinizde iken satılmasına verdiğiniz tepkiye bakarak hakikaten o katagoride bir parçaya ihtiyacınız olup olmadığına karar vermiş olursunuz .
6. Aynı amaca hizmet eden birkaç parça eşya yerine bir parça eşya sizi dinlendirecektir. Satın alacağınız ürünü ne kadar sıklıkla giyebileceğinizi kendinize samimiyetle sorun.
7. Düzenlemesi , temizlemesi kolay olan bu gardropta artık fazla eşya bulundurmayın.
Ve bu süreç ortama 1 yıl sürebilir.
Ara ara gardrobu tıklayın.
Aralıklı sürelerle ayıklama işlemini yapalım..
Böylelikle bir kuşun yuvasına taşıdığı balçıktan çamurun ne kadar hafif ama ne kadar kıymetli olduğunu anlamış oluruz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
tavsiyeleriniz benim için çok önemli ☺️ şimdiden teşekkürler...