Sayfalar
Sayfalar
26 Ağustos 2021 Perşembe
19 Ağustos 2021 Perşembe
Topla taşıma
Belki de söylenen lafları ağırlaştıran; bir otobüs kaptanının taşıdığı bütün yolcuların sözcüsüymüş gibi serzenişte bulunmasıydı..
12 Ağustos 2021 Perşembe
Liyakat
... yaklaşık 6 aydır yurttan bozma binanın küflü dairelerinden herhangi birinde bilfiil sabahliyordu. Yine güneş bir yaz günü kuruturken solduracağı çamaşırları düşünmeksizin mutlu mutlu doğuvermişti erkenden ..
5 Ağustos 2021 Perşembe
SON DÜZLÜK
Abdest
almaya hazırlanan biri gibi paçalarını sıvamıştı. Taşlanmış, kalın kot
pantolon, kendi zevkinden ziyade ortaokulu henüz bitirmiş olan oğlunun
eskisiydi. Umrunda değildi paçasının birinin diğerinden kısa oluşu.
Engebeli
arazilerde kullanılan ve oldukça sağlam çapraz hasır terlik, küçülmüş ayağında
emanet duruyordu. Tıpkı kemerle sıkılmış pantolonunun üzerinde durduğu
gibi. Ayak bileğinin inceliği kenarda toparan kemiğinin sivriliği gibi inceydi. Önü açık yeşil oduncu gömleği mesleğine herhangibir gönderme
yapmıyordu. İçindeki tshirt kıvırcık saçları gibi gri idi. Sanki bu adam,
dudaklarına ucuz bir tütün sarması tutuşturmayı unutmuş gibiydi. Yorgundu ve
mevsim henüz sabahtı.
Belki de ihtiyar idi bu adam kim bilir…
Yaşlı adamın
yürüyen dükkanını sürdüğü cadde, komşu caddeye kıyasla karmaşadan ve kavgadan
uzaktı. Daracık olan uzun düzlükte, refüjü andıran hiçbir emare
yoktu. Arabalar hakları olan yol haddini bilerek seyirlerine devam ediyorlardı.
Yaşlı amcanın zamana yenik düşen bedeni, üç tekerlekli gelir kapısını, tamamen
teknolojiden uzak bir şekilde ilerletmesi gerekiyordu. Gergin bedeni sabahın
ilk ışıkları ile gevşemişti. Uyumak, ne kadar da tutucu bir eylemdi. Bir süreliğine
yerçekimine karşı koyarak ekmek teknesine yerleştirdiği aynı büyüklükteki
karpuz ve kavunları oldukça lezzetli görünüyordu. Yolun hakkını vererek yolu utandırıyordu bu amca. Ve sürerken tekerleği
daha ileriye rotasının olmadığını anlıyor bu tablanın. Defalarca anladığı gibi.
Trafiğin de yadırgadığı bu araç bilek gücüyle, karpuzlara alıcı bulmaya
çalışıyordu. Mütemadiyen yolun ortasına
gitmeye meyleden ön tekerleği bu fikrinden vazgeçirmek hayli zordu. Tablanın nispeten arkasında duran metal ve
pasından renginin anlaşılmadığı tutma kulpu, boylu boyunca uzanıyordu. Artık sıkıştırdığı
kemeri görünüyordu, omuzları yanaklarına kadar çekilmişken. Kolları oldukça dik
ve rehber konumdaydı. Avuçlarından sızan kızarıklık ve pas kokusu gölgesinden
istifadelendiğim çınar ağacının altına kadar gelmişti. Amcanın ayakları yerden
kesildiğinde var gücüyle sağa doğru meyil vermeye çalışıyordu ekmek teknesine. Karpuz
tablası sağa yöneliyor, ardından hiç vakit kaybetmeden ayakları yerle buluşuyor
ve uygun adım marş... İçimden 10’a kadar sayacak zaman geçmemişken kollar
olağan gücüyle yeniden asılır tutma kulpuna, ayaklar havalanır iki tekerlekten
güç alınarak öndeki inatçı tekerin inadı kırılır. Ve tabla artık kendi yol
haddindedir. Ayakları son kez havalanıp yerle buluştuğunda “Nihayet düzlüğe
kavuştum. Şükür.” der. Şimdi sıra ikindiyi bekleyip karpuz tıklatanlara ümitle bakmakta. Kilo başına yüzdelik bir pazarlık yapmaya yeltenenlere yolların eğiminden söz edilemez. Onları ilgilendiren iyi bir karpuza ceplerinden ne kadar paranın çıkacağıdır.
Her gün aynı
saatte, aynı yerden geçmesine rağmen, bir ihtimal ismi Ahmet olan bu amcanın
iliklerine kadar farkettiği yolun eğimi, kendisinin nazarına ilk kez
verilmişti. Hiçbir iki hidrojen biraraya gelip oksijeni bulmaya karar vermez. Bir
şekilde suya varmak için onlara yol verildiği gibi nazarına verildi bu emektar
amca. Havalanan ayakları; bedeninin karpuz tablasından daha hafif olduğunu
söylüyordu. Ve yanaklarına kadar çektiği omuzları yalnız kendi yükünü
taşımıyordu. Bu aşikar durum gergin kollarına çeviklik veriyordu. En iyi o
bilirdi: ‘son düzlük’ nerede?
Günün kızgınlığını artırmadığı bu vakitte çınar ağacının
gölgesinde bekleyen genç kıza bu hikaye okunduğunda dudaklarından şu kelimeler
düşüverdi:
-Yalnız kendisine
yetmek zorunda olanların ayakları yerden kesilmezdi.
BURCU BATMAZ
05.08.2021
(cızırtılı defter)



