Sayfalar

Sayfalar

17 Haziran 2021 Perşembe

Sahafa düşen kitap


Öfkesinden yer titriyordu. O soluk alıp verirken burnundan verdiği hava gergin ortamı yalamıştı. Sanırım diyafram nefesi böyle alınmazdı; fakat kahramanımızın bunu düşünecek hâli ve vakti yerinde değildi. Ses titresimlerinin solunan havadan aldıkları destekle havada uçuştuğu bir ortamda duvarlar kırmızı idi. Sıcaklık olması gerekenin hayli üzerine çıkmıştı. Hatta titreşen sesler sıcaklığı tetikliyordu. Bu denli hararetin olduğu yerde kıvılcımların çıkmaması nasıl bir fizik kanunuyla aciklanabilirdi? Muhatabı, şeytanın onu tuttuğu pozisyondan farklı bir pozisyona geçince ferahladı. Ve ne yapsaydı da daha iyi olsaydı? Bunu en iyi yapacak olan insanlığın özü olan suydu. İki elini birleştirerek avucuna aldığı her su parçası közün üzerine dökülen suyun çıkardı dumanla ortalığı boyuyordu. Oldukça sert ve sarımtırak olan eski avangart berjere oturduğu anda kaybettiklerini düşündü. Tekrar alev almak istemiyorum der gibi sakindi. 
Henüz kurumamış olan dudakların mırıldanmasının ardından bir kelime: 
- .. tecrübe...
 Bu "çünkü" birçok hayata merhem olacak kivamdaydı.

Burcu BATMAZ
(Cızırtılı defter )

10 Haziran 2021 Perşembe

Hibüsküs


 Bazı çaylar insanlara ferahlık verir bazı insanlar da insanlara  ... Bitki çayları alışık olmadığı mekanlara girer oldu. Aslında o kerpiç duvarlara, gaz lambalarının ışığına ve kuzuların evinden gelen kokulara aşinaydı.

Şimdi ise gördüğü makinalarin haddi hesabı yok. Bu denli mekanikleşmenin içinde rengini koruyabilmesine sükrettik. Çok hırpaladılar seni bitti çayı..
Belki okunmayan kitapların yanına konup kitabin kapağını açmaya çalıştın. Belki bir poz foto çekildikten sonra seremoni bile yapılmadan mideye indirdiler seni. 
Seni içtiler yudumlamadılar. Ve sen yine rengini korudun. Renkler birbirine karışmaz nasıl ki karışmıyorsa cuma akşamları ve hafta başları ...
Rengini koru... Ona iltifat et .. Öz'ün pigmenti...

Burcu BATMAZ
(Cızırtılı defter)